<BGSOUND src=\"adres\" loop=infinite> Category: evlat | Aslı Elif Malcı

Archive for the “evlat” Category

Böyle Sarılınır Babaya

Kesinlikle babasına daha düşkün bu kuzu 😛

Geçen hafta sonu bir ara kızımla dışarı çıkıp geldik.Baba öyle dellendi ki, neymiş efendim iftara çok az kalmış, sofra hazırlayacağım yere aklıma esip dışarı çıkıyormuşum.Ayy sanki boşuna çıktık.İşimiz vardı, hallettik geldik.Neyse adamcağız oruçtu alttan aldık, öptük sarıldık.Oruç başına vurmuş senin dedik 🙂

Sonra hadi madem iftar yetişmeyecek diyorsun, çıkalım dışarı dedik.Canlı fasıl eşliğinde güzel bir iftar yapıp geldik.

July 30, 2012 Post Under evlat - Read More

Yaz gelmiş

İki gündür hava öyle güzel kii yaz gelmiş diyoruz.Babamız 4 bizimle olacak inşallah.Bu da çok güzel bir haber bizim için. Kreş olayına ve yerine karar verdik.Baba çok kararlı değil ama ben oldukça kararlıyım.

Bisikletimizle dışarda turluyoruz.Çok hoşuna gidiyor.Babamızın aldığı ve bir kış evde bekleyen bisikleti bu şekilde kullanabildiğimize çok seviniyorum.Zira evde gözüme çok gereksiz gelmeye başlamıştı.Hızlı hızlı sürmemi istiyor.Koştur koştur etrafta koca dötüyle bisiklet süren birini görürseniz o benim işte.

Ayrıca çok yorulmuşum.Fiziksel ve zihnen çok yorgunum.Kahvaltı sofrasına oturuyorum daha lokmayı yutmadan kuzu elimden tutup kaldırıyor.Herşey yarım, istediğim gibi değil.Başka şeylerde var tabikii; keşke hayatı daha ciddiye alsaymışım dedirten.

“Elbette senin için her zaman, işin sonu, başından, bir sonraki halin öncekinden daha hayırlıdır.” (Duhâ sûresi, 93/4)

Bilmem ki ben neresindeyim bu ayetin.Sorguluyorum ancak bir cevap bulamıyorum 🙁

Haftasonu eymir gölüne gittik.Göl çok güzel, etrafını saran dağ tepe yem yeşil…Bir sonraki sefere traking yapma kararı aldık kocamla.Yalnız biizm kuzu çok tembel.Hiç yürümek istemiyor.Sürekli kucağımda ya da bebek arabasında taşıyorum.Bir de üstüne 2 adım gittikten sonra çömelip hızlı hızlı nefes alma efektiyle birlikte çok fena yorulmuş numarası çekiyor tam bir sıpa oldu anlayacağınız.

May 18, 2011 Post Under evlat, kuzu - Read More

Bu da başlıksız olsun! Ne öyle başlık başlık!!

Birgün salon penceresinin önündeki berjere oturup elimde kitabım, çayımı yudumlarken okuduğum kitabın verdiği esinlenmelerle birlikte şu bloga daha farklı şeyler yazacağıma inanıyorum.

Garip bir akış var hayatımda.

Bir tarafım eski alışkanlıklarını devam ettirmek istiyor, diğer tarafım ise o tarafa yeni şeylere uyum sağlaması için baskı yapıyor ve hiçbir taraf galip gelmeden yaşayıp gidiyoruz.

Neyse…

Ahh açlık!!!

Allah kimseyi açlıkla imtihan etmesin.Ramazan ayındayız.Sayılı gün, çabuk geçiyor.Akşamı zor etmiş bir şekilde eve gidiyorum.İftara kadar eksik ne varsa onu yetiştirmeye çalışıyorum.Annem birşeyler hazırlamış oluyor genelde.Evde iftar yapmayı tercih ediyoruz 2 senedir.Bir koşturmaca, suya sarılmaca, yemeğin ortasında tıkanıp kalmaca yaşanıyor.Eşim Ender Saracın ramazan için tavsiyelerine uymaya çalışıyor.Çorbadan sonra 10 dak. ara verip sonra devam ediyor.Mideyi yormamak açısından dikkat etmek lazım.

Ahhh çay!!! Meğer ne kadar severmişiz seni karı koca olarak.

Yaz ayı olduğundan mıdır bizimkiler bizde olduğundan mıdır hep küçüklüğümdeki yani en fazla ilkokul 5 felan, o yaşlardaki ramazan ayı geliyor gözümün önüne.Küçük küçük çocukların dizili olduğu bir sofra geliyor.Babamda var ama annem yok.Son ana kadar mutfakta birşeyler hazırlıyor olmalı.Babamla birlikte ezanın okunmasını bekliyoruz.Herkesin yanındaki şişe kola açılmayı bekliyor.Evde ramazanın bereketi var.Normalde olmayan çoğu şey var.Tatlı olarak genelde hazır kadayıf var, üzeri sonradan şerbetlenmiş bir şekilde yemeğin sonunu bekliyor.Kadayıf yoksa annnemin yaptığı lokma tatlısı var, yani tatlı hep var.Birde unutulmayan bir huzur var etrafta.Kokusu var mıdır huzurun? Hangi kokuyla özleşmiş ya da? Hafızamda bu denli yer ettiğine göre varmış bir kokusu.

Bu ramazanda etrafta dolanan bir tıfıl var.Geçen sene bu zamanlarda küçücük bir bebekti.Ne güzel günlermiş.Kucağımda hiç indirmek istemiyordum.Hep yanımda o derece yakınımda olmalıydı.Kanguru gibi bir kesem olsaydı ne iyi olurdu.Şimdi 21 aylık oldu.Kelimeleri tekrar ediyor.Teyze teyze diyor son olarak.Konuşmada atağa geçtik.Hani 2 yaşına basınca birden konuştu diyenleri şimdi daha iyi anlıyorum.

Ve son olarak hastayız.Boğaz ve kulak enfeksiyonu geçiriyoruz.Bizde sonunda antibiyotikle tanıştık.Özellikle boğazı çok fena bir durumda.Yutkunamıyor bile yavrum.2 gün öncesinde su bile içemiyordu, şimdi daha iyi.
Son 1-1,5 ayda 3 defa hastalanıp bir kiloya yakın verdik.Tıfıldık iyice tıfıl olduk.

Herkes bu hastalıklar konusunda rahat.Böyle böyle büyüyeceklerini söylüyorlar.Ancak gelin görün ki her hastalığında boğazıma birşey yapışıyor nefes alamadığımı hissediyorum.İlerde hissettiğim bu şeylerin acısını unutulup amma abartmışım dermiyim bilemiyorum ama her yaşın ayrı bir sürü zorluğu olacağa benziyor.

Boyda 84 cm olarak normal sınırlardayız.Doktor kalori açığı olduğunu söyledi.Protein ağırlıklı beslediğimi, böyle besleme tarzının hem iştahı azaltacağını hem de tok tutacağını belirtti.Böyle bir sonucu boyunun bu kilodaki bir bebeğe göre uzun olmasından çıkartığını hissettim.

Söyledikleri çok doğru tespitler değildi aslında.Kızım 3 aylıkken anne sütü dahil herşeyi reddetmişti.O zamanda mı öyle besliyordum yani.İnsanlara tuhaf geliyor gerçekten benim anlattıklarım.Çikolata sevmiyor,tatlı birşeyi ağzına sürmüyor, ekmek yemiyor vs vs.Pek anlayamıyorlar.Genelde kendi çocuklarının elinden bunları zor aldıkları için öyle anlamsız anlamsız bakıyorlar suratıma.Sanki abartıyorum ya da… Herneyse, kısacası çocuğu yemeyen bir annenin halinden bunları yaşamış bir anne anlıyor.Yoksa şunu anladım öyle ortalıkta benim kız hiç yemiyor derseniz sanki karşınızdaki annenin çocugunun yediklerine nazar ediyormuş havası esmeye başlıyor ki hiç sevmem böyle ortamları ııııııııııııııııııııııııı.

Hastane fotolarımızı koyalım.

Baktım fotograf makinemiz çantamızda ertafta gezinen kuzunun fotoğraflarını çektim.Yavrum fotolarda bile çok hasta çıkmış.

August 24, 2010 Post Under evlat, kuzu, Öylesine - Read More

Yaz Günleri

Şu günlerde nasılız? Ben çok yorgun hissediyorum kendimi.Kronik bir yorgunluk var üzerimde.Kafa dolu onun yorgunlugu galiba.İş yoğun evde de yapılması gereken çok iş var ama zaman yok.Aslında kırk gün kırk gece temizlik yapasım var.Netekim olmuyor.Şöyle böyle derken yaşayıp gidiyoruz işte.

Herşey kuzu için şu günlerde.Kendimiz için yapmayacağımız çoğu şeyi onun yüzünde oluşturduğu heyecanı ve mutluluğu görmek için yapar olduk.Hayata onun aynasından baktığımız bir dönem, çok güzel bir dönem: Yeniden çocuk olmak gibi.

Aslında anne baba olmanın en rahat dönemini yaşıyoruz.

Ankarada bir yağmurdur gidiyor.Bu arada tutmayan hava tahminleri konu oluyor evde.Yani yakın zamandaki hava tahminlerinden bahsetmiyorum.Baharda gazetelerde yer alan bu yaz kavrulacağız haberleri söz konusu olan.Yoksa bacaklarımın ağrımasına bakıp ben bile yağışın olcağını söyleyebilirim.Bu arada bacaklarım gerçekten ağrıyor.İşte gün boyu hareketsiz kalmak hiç iyi gelmiyor.

“Yağmurun asıl sebebi rahmettir.Zamanını da Allahtan başkası bilemez ”
Derin konu aslında.Merak edenler internette güzel makaleler var bakabilirler.

Cuma hava çok serindi.Akşam iyice serinledi.Akşam arkadaşın oğlunun sünnet düğünü vardı.Kır düğünü oldu ağaçlar arasında.Düğün çok güzel olmasına rağmen serin havadan dolayı fazla kalamadık.Her zaman olduğu gibi kuzu çok eğlendi, müziğe eşlik edip dizlerini kıra kıra oynadı.Hopladı zıpladı.O gecenin en güzel tarafı yemekte gelen tavuğu çok güzel yemesiydi.Annenin en çok bu hoşuna gitti.

Ordan Panoraya geçtik.Mothercareden indirimden birşeyler aldık.Diğer yerlere göre burdaki dükkanda çok daha fazla çeşit kalmış.Diğer yerler biraz talana uğramış.

Haftasonunun en güzel kısmı pazar günü ODTÜ de geçirdiğimiz vakitlerdi.Hava bir açtı bir kapattı ama etrafın yeşilliği mis havası beni çok mutlu etti.Pazar aslında erken basladı ama kuzu sütünü içip uyudu.Anne biraz temizlik yaptı.Babayı sık sık uyandırmaya çalıştı ama kuzuyla babası ancak 11:30 gibi uyandılar.Ondan sonra baba hadi ODTÜ ye gidelim çatıda kahvaltı yaparız dedi.Kuzunun kahvaltısını yanımıza alıp çıktık.

Bizim kız hemen oyuna başladı anneside arkasında bir elinde kaşıkla birşeyler yedirme derdiyle peşinde dolandı.Görenlerin çoğu “şimdiki bütün çocuklar böyle Allah kolaylık versin” dediler 🙁 Böyle bir anne olmak hiç istemezdim aslında.

Yine etraftaki bütün insanların ilgi odağı oldu.Bizim tıfılın farklı bir elektriği var insanları çeken.Bu da blogumuzun en iddaalı cümlesi oldu 😛

June 28, 2010 Post Under evlat - Read More

Durumlar

     Yaşıtımız olan blog bebekleri yavaş yavaş yürümeye başladılar.Bebeklikten çocukluğa geçiş döneminde çoğu.Zaman ne kadar çabuk geçiyor.Geçen yıl bu zamanlarda gün sayıyordum.1 aylık oldu 2 aylık oldu bahar gelse felan derken koca 1 yıl geçmiş gitmiş.Yine bende aynı duygu hakim; geçen giden günlerin bıraktığı hüzün.Yine bahar özleniyor ama geçen seneki kadar değil. Öyle anlar oluyor ki öyle tatlı anlar zaman geçmesin bunlar eskimesin hep taze kalsın istiyor insan.Özleyeceğimi bildiğimden belki.

    İşe başladıktan sonra kıızmla çok vakit geçiremiyorum.Çalışırken daha kaliteli vakit geçirildiği söyleniyordu  ama bana pek  olmuyormuş gibi geliyor.Eve gidince  kuzuya yemek yedirmeye çalışıyorum.İştah yine yerlerde  çok zor yiyor çok uğraştırıyor.Hani şöyle uğraştırmadan yese ve bizde kalan zamanda oyunlar oynasak rahat kafayla istiyorum ama pek öyle olmuyor.Benim aklım hep birşey yedirmede oluyor.

   Bunların  dışında daha dolu dolu olabilir mi sorusu her zaman var.Daha iyisi olsun daha iyi ilgileneyim daha çok  şey vereyim ancak çok yorgun oluyorum akşamları.Birşekilde yorulmuş oluyorum.Evde annemde olmasa iyice postu sericem durumları.

   Çok heyecanlı bir kızım var.Özellikle yeni bir şey öğrendiği zaman öyle heyecanlanıyor kii sanırsın kanatlanıp uçacak.Bir de hırslı olucağını söylüyor annem.Heyecanı hırsındandır belki.İnşallah hırsını hep iyi şeylere yöneltir.En büyük duam ise kışı hastalanmadan geçirmek.Öyle korktum ki hastalıktan, ateşten.Allah beterinden saklasın.

    Yerinde durmak istemiyor artık aynı odada kalmak sıkıyor.Sürekli odaları dolaşmak istiyor.Yürümesi çok çok iyi.Birde parmağımdan tuttu mu iyice kendini güvende hissedip hızlı hızlı hedefe yöneliyor.geçen hafta sonu AVM’ine gittik.Bol bol yürüdü nasıl  mutlu oldu nasıl çığlıklar attı, herşeye saldırdı.Hala o halleri gözümün önünden gitmiyor.Sonra oralarda yürüyen bebekleri gördükçe onlara bakıp özendiğimiz zamanlar aklıma geldi.Daha renkli bir gezme oldu.Yavrum bebek arabasında sıkılıyormuş biz anlamamışız meğer.ayrıca çok daha sosyal oldu.İnsanlarla vakit geçirmek özellikle bebek ve çocuklarla  oyun oynamaktan çok hoşlanıyor.Baran abisi gelince sevinçten ne yapacağını bilemiyor.Onun üstüne çıkıyor saçlarını çekiyor, dokunuyor ve bütün bunlar onu çok mutlu ediyor, çığlıklar atıyor.

      Bahar gelsin ve dolu dolu geçireceğimiz bir bahar olsun.Etraf yeşillensin, düşünceler yeşillensin, herşey çok çok iyi olsun diyelim son olarak.

 Fotosuz olmaz 🙂

January 22, 2010 Post Under evlat - Read More

Öpücük

   Kızımın ağzını yanağıma bastırarak anneyi öpmeyi göstermiştim birkaç kere.Sonrasında “nerde anneye öpücük hani nerde ” diyerek hep kafasının etini yeyip durmuştum.Ama nafile bir türlü  öpücük alamamıştım ki sabah ilk işimiz anneyi öpmek oldu.Anne mutlu mutlu…

January 8, 2010 Post Under evlat - Read More

Kaygı

Bizim, özellikle eşimin ailesi tarafından gelen tacizlerden neler çektiğimizi az çok bizi tanıyanlar bilir.Eşim özellikle bu konuya vurgu yaparak benimde ilerde böyle acımasız bir anne olma konusunda potansiyelimin olduğunu söyler durur.Ben sadece dinlerim.Diyecek bir kelime çoğu kere bulamam.Olabilir mi? Benim çektiklerimi kızıma çektirir miyim? Bu dünyada olmaz diye birşey yoktur çoğu kişi bunu çok iyi bilir.Bu yüzden hep içimde bir korku, bir kaygı vardır.Bu korkunun kaynağı şu mudur bu mudur bilmem ama benim en çok korktuğum şey kızımla birbirimize yabancılaşmaktır.İçime kalbinin taaa köşesine koyacak kadar kendimi ona yakın hissederken böyle kaygılar taşıyorum.Nedeni de çok açık.Ben aile olmak istiyorum.Zihnen kalben öyle uzaklaşmaya, yabancılaşmaya dayanamam.Arada mesafe olabilir ama başka türlü bir mesafe beni çok yaralar.Bunun olmaması için varsa değişecek bir taraf kökten değişmeli, geç kalınmamalı, kalmamalıyım.Evlat çok kıymetli, çok farklı…Bu duyguları unutmamalı hiçbir zaman.Çünkü unutuluyor, unutanlar var.

şerife mal…. denilen yılan

December 2, 2009 Post Under evlat - Read More