<BGSOUND src=\"adres\" loop=infinite> Archives: 2009 February | Aslı Elif Malcı

Archive for February, 2009

Kısa kısa…

Bugun doğum iznim bitti ve işe gidip yıllık iznin almam gerekiyordu.Kızıma bakması için teyzemizi çağırmıştım.Nöbet çıkışı saolsun geldi.Ben çıkmadan       Elif ‘i emzirmiştim ve ben çıkmadan uyumuştu.Gelmemden yarım saat önce uyanmış ve teyzesi bıraktığım sütü ısıtıp biberonla içirmeye çalışmış ama maalesef almamış.2 aylık olana kadar göğüs uçlarım acıdığı için sağıp vermiştim ancak son 1 aydır hiç biberon vermemiştim.Ne yazıkki artık biberonu almıyor.Çok nadir de olsa dışarı çıkmak zorunda olduğumda onun aç kaldığını bilmek beni çok fazla etkiliyor ve resmen daralıyorum kanatlanıp kızımın yanına uçmak geliyor.Ne zor şeymiş bu annelik.

Neyse işe gidince ilk işim kızımın doğum sertifikasını scan etmek oldu.

İşte doğum sertifikamız :)






























































































Benim tatlı kızım gün geçtikçe değişip daha bir güzelleşiyor.

February 18, 2009 Post Under Öylesine - Read More

Hamileyken…

Hamilelikte çekilmiş çok fotom yok.Çok fotojenik olmadığım için fotoğraf çektirmeyi sevmiyorum sanırım.Bulduğum bir kaç fotoyu hatıra olarak koyayım dedim.Hafta hafta kız annesi olarak nasıl değiştiğimi göreceksiniz fotolarda Utanmis Kızlar hamilelik sırasında anneyi çirkinleştirir derler buda züğürt tesllisi olsun.

13 haftalığız burda. 

 

Yine 13 haftalığız ve atakulenin tepesindeyiz Babaannemizle beraber.Kızımı daha çok babaannesine benzetiyorlar.Sanırım benziyor.Sasirmis 

 

Komik bir foto olmuş.Burda 22 haftalığız ve 7 yaşındaki yiğenim Talha Barana poz veriyoruz. 

 

Kızım, ben ve Baranımız. 

 

38 haftalığız. 

 

Doktor bu ne???Masum

February 16, 2009 Post Under Öylesine - Read More

Zaman Geçiyor

    Zaman hızlı bir şekilde geçip gidiyor ve ben yine birşeylere takılıp günü yaşayamadan onun geçişinin ardından izler arıyorum.Aslında bu benim en büyük kusurum.Kötü giden birşeylere takılıp bütün güzellikleri yok saymak.Biraz abartı olmuş olabilir ama öyle bir ruh haline giriyorum ki bütün enejim bitiyor ve birilerinin boğazımı sıktığını hissediyorum.Bunun bir hastalık olduğunu düşünüyorum artık çünkü bir eş , bir anne olarak çok daha fazla güçlü olmam ve zamanın elimden akıp gitmesine izin vermemem gerekiyor.Bütün zorluklara rağmen hayatın anlamını anlamak,  faydasız kişi, faydasız meşguliyetleri farkedip yaşantımdan çıkarmam gerekiyor.Şimdi bir anne olarak belkide bir daha yaşayamayacağım anların tadını çıkarma zamanı ve ben yine çıkmaz duygulara boğuşup melek yavruma duygularımı yoğunlaştırmak yerine hayatı kendime çekilmez hale getiriyorum ama sadece kendime yapıyorum bu kötülüğü etrafımdaki herkesin hayatını kolaylaştırmaya çalışırken kendimi nefes alamaz bir halde buluyorum çoğu zaman.Kim ve ne için? Hayatını kimseyi  düşünmeden, evladını bile düşünmeden yaşayanlar için mi?
Neyse belkide bu hissettiklerim daha öncekilerden farklıdır ancak ben bunu şu anda anlayamıyorum, daha yoğun daha abartı hissediyor olabilirim çoğu şeyi. Belki de kimselere çok yüklenmeden, annelik hormonlarını suçlamalıyım ya da neden illaki bir suçlu arayalım ki.
Sadece dua edip sabretmeliyim.”Duanız olmasa ne ehemmiyetiniz var” diyor Rabbimiz.Tabikii şükür herşeyin başı. Keşke Rabbimizin bize verdikleri için hakkıyla şükredebilsek.Öncelikle hayatımdaki en güzel iki varlık olan eşim ve yavrum için Rabbime binlerce hamd ve senalar olsun Ağla ( Bunlar mutluluk göz yaşları)
Neyse neyse neyse…

Çok tembeliz.Kızım bir aylıkken yazmaya başladığım doğum hikayemiz bile blogda taslak olarak bitirilmeyi beklemekte.Açığımızı telafi edebilir miyiz bilenmiyorum ama  blogumuzu da ihmal etmek istemiyorum.Aslında çok da tembellikten değil.Biraz yoğunluktan bir taraftan ev işleri bir taraftan sürekli işyerine bağlanıp oraya birşeyler yetiştirmek bir taraftan kızım ve hiç yardımcımızın olmaması.Düşününce beni bunaltan şeylerden biride bu.Yapayalnız olmak. Etrafınızdakilerin size sadece yük olmaları.Genelde katlandığım bu durum lohusalıkta çok ağır bir yük oldu bana hem fiziksel hem duygusal.

Herneyse biraz resim ekleyelim di mi?

 

 

Kızımla çekilmiş hiç düzgün bir fotom yok. Stüdyoya mı gitsek acaba?

Odasındaki yavru yatağı açınca hem çift kişlik koca bir yatak oluyor hem de ona oyun alanı açılıyor. 

 

Her fotoda farklı çıkıyor benim kızım.Burda salıncağında sallanırken yavaş yavaş uyku moduna geçmeye başlamış.Salıncak demek uyku demek onun için.

 

 

Kızımı mama sandalyesine koyarak mutfakta yanımızda tutabiliriyoruz. Salıngacından sonra gittik İlkenin mama sandalyesini de aldık.Tam  bir İlke fanatiğiyiz biz.Öpüyoruz İlkeyi  Öpücük 

 

Bunlarda bu hafta sonu çektiğim, oturma odamızda kullandığımız port bebemizden.Annesi televizyon bakarken kızımda port bebesinde uyuyor.Bizi ödüllendiren İlknur arkadaşımızada çok teşekkür ediyoruz ve inşallah bir gün yüz yüze görüşme imkanıda buluruz diyoruz burdan.

 

February 14, 2009 Post Under Öylesine - Read More