Hep aklımızda olan ve bir türlü tamamlayamadığımız doğum hikayemizi sonunda yazdık ama bu seferde yayınlayıp yayınlama konusunda tereddütte kaldık.

Herkesin bir doğum hikayesi vardır. Anne ve babalar için bu hikaye biraz daha farklıdır bence.Hele babalar için daha farklıdır, daha başka bir heyecan ve strestir.Doğum yaklaştıkça eşim fazlasıyla bu stresi yaşadı.En büyük korkusu doğum sancıları başladığında hastaneye yetişememekti.Uzun süre “şu doğumu bir atlatalım” laflarını duydum diyebilirim.Ben 1 doğurdum o 9 doğurdu yani.İnternetten okuduğum doğum hikayelerinden bahsettim, doktorların söylediklerini anlattım ama olmadı.Ne yaptıysam heyecanlı babayı rahatlatamadım.Sonunda bu stres ve heyecanla acil bir durumda araba kullanamayacağına karar verip birkaç taksi durağının numarasını not ettik muhtelif yerlere.
İki kız kardeşimde erken doğum yaptığından ailemden çoğu kişi benim en fazla 37. haftaya kadar dayanabileceğimi düşünüyordu.Ama ben kızıma daha 3 aylık hamile iken, rüyamda 38,5 haftalık olmamıza rağmen hiçbir ağrı hissetmediği ve ne zaman doğuracağım diye söylendiği görmüştüm.Gerçektende aynen rüyamdaki gibi 37. hafta geçti 38,5 olduk ama bende hiçbir doğum yakınmış emaresi yoktu.Şöyle bir dokuz ay daha taşıyabilirmişim gibi hissediyordum.Aslında 32. haftaya kadar çok sık kasılmalarım oluyordu ama periyodik ve uzun süreli olmadıkları için tehlikeli değillerdi.32. haftadan sonra birden bu kasılmalar kayboldu.Hatta kendimi çok dinledim acaba kasılma, ağrı gibi birşeyler var mı diye ama gerçekten rahat bir döneme girmiştim.Kızım 28. hafta kontrolumüzde baş aşağı pozisyona geçmişti.Garip bir şekilde erkendi .Sonrasında doğuma kadar direnen ayaklarını yanlarımda hissettim.Özellikle sabahları, anneciğim kalk ben acıktım der gibi.
35. haftalık kontrolumuzde kızım 2300 gr gelmişti.Biraz küçük bir bebekti.Daha iyi beslenmem gerekiyordu ama olmuyordu bakamıyordum kendime.Hamileliğimin en zor yanı akşam bulantılarıydı.Sabah hiç bulantım olmadı.Kusmamaya çok özen gösterdim.Kusmak benim için kabustu, her kusmada beynime bıçak gibi bir ağrı saplanıyordu.Bu yüzden kusmamak için ne gerekiyorsa yaptım.İnternetten, doktorlardan epey bir bilgi topladım.Doktorum kusmaların çoğunun kişilerin kendi hatasından kaynaklandığını söylemişti.Çok yeme, aç karnına diş fırçalama, ya da yemeklerden özellikle kahvaltıdan hemen sonra diş fırçalama kusmaların başlıca sebepleri arasıdaymış.Bunlara çok dikkate ettim çünkü hamilelikte her daim midem ağzımda dolaşıyordum.Benim kusmalarım hep sulu ve katı yemekleri birlikte almaktan kaynaklandı ve istisnasız kusmakla sonuçlandı.Bu yüzden çorbayı hamileliğim boyunca içemedim.Aslında birkaç vukuattan sonra canım hiç istemedi.Hamile iken yemek yapmak çok zor gelmişti.Canım çok birşey istediğinde o yemek yaparken ki kokuyu düşününce hiç isteğim kalmıyordu.Birde çok az yiyebiliyordum.Benim en bakıma muhtaç olduğum zaman bu zamanlardı.Doğum yapalı neydeyse 11 ay oldu , sezeryan sonrasında bile bu zamanlardaki gibi bakıma yada birine muhtaç olmadım.Durum böyle olunca kızım karnımda çok zor kilo aldı.Doktorumuz doğum için düşündüğü zamanı sırf kızım 3 kilonun üstüne çıksın diye erteledi.
Herşey haftalar önceden hazırdı.Normal doğum haberlerini duyduğumuzda hep heyecanlandık, içimiz cızz etti.Keşke şöyle kolay bir normal doğum olsun dilekleri her zaman aklımızdan gönlümüzden geçti ama tüp bebekler için normal doğum düşünen doktora rastlamadık.Bizde ısrar etmedik.Kızımda pek oralı olmadı ve 19 kasım çarşamba sabahı eşim ve ben sezeryan için hastane yollarına düştük.Sakin ılık , güzel bir sonbahar sabahıydı.Sabah 9 da hastanedeydik.Odamıza çıktık.Çok güzel ferah konforlu bir odaydı.Daha sonra teker teker bizimkiler geldi.Annem dışında ve askerdeki kardeşim dışında herkes ordaydı.Annem, kız kardeşimin kayınvalidesi hacıya gidince, kuzen zeynebe bakmak için kardeşimde kaldı.Ya kardeşim gelecekti ya annem.Annem de kardeşimde gelmeyi çok istiyordu özellikle kardeşim annemi ikna etmemiz için çok uğraştı.Annemi ikna etmek öyle kolay olmadı.Araya eşim girdi ve kız kardeşiminde ameliyata gireceğini söyleyerek onun evde kalıp zeynebe bakmasını, bol bol dua etmesini söyleyince yumuşadı.Damatlar daha mı çok seviliyor nedir?
Herkes gelmişti.Şıkır şıkır , düğüne gelircesine en güzel halleriyle.Odamız gittikçe kalabalıklaşıyordu.Teker teker doktorlar geliyor hemşireler geliyor kendilerini tanıtıyorlardı.En son anestezi uzmanı geldi ve hasta rahat olsun diye epidurali odasında takıyoruz diyerek bana epidurali takmaya başladı.En korktuğum nokta burasıydı.Biraz canımın yandığını söyleyebilirim.Herşey çok yakın gözüktü ve içimde şiddetli bir heyecan duydum.Etrafımda olanlara 3. şahıs gibi dışardan bakarken ,birden doğum yapacak olan kişinin ben olduğumu farkettim sanki.Kulaklarımda tuhaf bir uğultu başlamıştı, oradakilere onları duyamadığımı söyledim.Anestezi uzmanı şaşırmıştı epiduralin böyle bir yan etkisi yok diyordu.Onunla konuşmaya çalışıyordum ama ağzımda dilim zar zor hareket ediyordu. Konuşamıyorum dilim hareket etmiyor bana birşeyler oluyor diye panik bir şekilde anlatmaya başladım ki nefesimin kesildiğini ve boğazıma adeta birilerinin sarıldığını hissettim ve o an artık nefes alamıyorum diye bağırmaya başladım.Gerçekten nefes alamıyordum.Başımda erkek kardeşimin doktor eşi oksijen seviyesi normal nefes alıyor olması lazım diyordu.Herkes ne olduğunu anlamaya çalışıyordu ki kız kardeşim fatma üzerime eğilip gözlerini gözlerime dikip “abla herşey yolunda derin derin nefes al panik atak geçiriyorsun, bak az kaldı kızına kavuşacaksın ” diye yüksek bir ses tonuyla beni sakinleştirmeye çalışmaya başladı.Doktorlar hemşireler hepsi sakinleştirmeye çok çalıştılar ama olmuyordu, gözlerimden yaşlar boşalıyordu kendimi bir türlü sakinleştiremiyordum.Artık öyle bir noktaya geldim ki “ben yapamayacağım beni bayıltın “diye bağırmaya başladım.Eşim hep elimi tutuyor cılız ürkek bir sesle yardım etmeye çalışıyordu.Bu arada çoktan ameliyathanenin kapısına gelmiştik nefes almalarım biraz düzelmişti.Bildiğim bütün duaları okuyordum.Aklıma gelmeyen başıma gelmişti.Oysa tatile gelir gibi hazırlanıp, onca valizle hastane yollarına düşerken çok rahattım.
Sezeryan sırasında saolsunlar yaptıkları herşeyi bana anlatarak kendimle başbaşa kalmamamı sağladılar.Artık biraz daha iyiydim.Ama kızımın doğumuna yakın içimde yoğun bir ayrılık acısı duydum.9 ay birlikte karnımda taşıdığım yavruma o kadar alışmışım ki benden koparılıyormuş gibi geldi.Öyle yoğun hissettim ki istemiyorum almayın kızımı dememek için zor tuttum kendimi.Allahım bunları yapan benmiydim.Kendime hiç hakim değildim.Duygularım çok yoğundu.Hala gözlerimden yaşlar akıyordu.
Kızım saat 11:11 de doğdu.Baktım saate gerçekten 11:11 di.Nerden aklıma esti bilmiyorum kafamı çevirip duvardaki saate baktım.Saat 11 de girdiğim sezeryanda 11 dakikada kızımı çıkarmışlardı.Doktorumuz bak annesi işte burda deyip hemen gösterdi.Tıpkı rüyalarımda gördüğüm gibiydi.Hiç şaşırmadım ama tuhaf bir his sarmıştı içimi.Sanki karnımdaki ile doğan bebeğe karşı aynı şeyleri hissedemiyordum.Karnımdayken daha bağlıydım.Biraz yabancı geldi bana ama doğum sonrası 2 kız kardeşimin gözlerinde de aynı duyguyu gördüğüm için bunun çok kısa süreli bir alışma dönemi olduğunu çok iyi biliyordum. Kızımı hızlı birşekilde temizleyip dışarı çıkardılar.Ben 1 saate yakın kaldım ameliyatta.Ameliyat sonrası korkunç bir titreme sardı bütün bedenimi ama ne titreme tir tir titriyorum.Doktorum hormonlardaki ani değişikliklerden dolayı bazı annelerde olabildiğini söyledi.Odama geldikten 1,5 saate yakın bu titremelerin geçmesi için uğraştık.Sıcak sıcak havlular gelip gitti sürekli.Bu yüzden doğum sonrası fotolarımın hepsinde havlular içinde bir omuzum açıkta çok hoş olmayan pozlar vermişim.Neyseki bol bol video var, orda görüntüler daha iyi gibi.İlk videomuzdaki kardeşimin neler hissediyorsun sorusuna çok üşüyorum demişim.Seyrederken gülüyor insan.
Hastanemiz ve kadrosu süperdi.Herşeyimizle ilgilendiler.Eşimin yatağını bile hazırladılar.Sık sık hadi annesi emzirme vakti deyip kızımı emzirmeme yardım ettiler.Aslında sütüm 3.günde geldi ama anne ile bebeğin temasının sağlanması hemde süt salgısının olması için periodik olarak emzirme denemeleri yaptırdılar.Doktorudan başhemşiresine kadar herkes anne sütünün öneminden bahsedip herdeyse bire bir takip ettiler.Kızımın bütün bakımını hemşireler yaptı.Çok güzel sıcacık bebek odasında alt bakımı yapıldı, maması verildi.Eşimle gidip penceresinden kızımızın mama alışını bol bol seyrettik.
Hastanemiz gerçekten çok iyiydi.Hani tek başına doğum yapıp gelebilir insan.Kimseye ihtiyacın yok.Bakım mükemmeldi.Burdan doktorumuz Kemal Göl’e çok ama çok teşekkür ediyoruz.
Çok kolay toparladım kendimi sürekli ayaktaydım.Çok ağrım olmadı.İnanılmaz bir şekilde kolay iyileştim.Kimseye ihtiyaç duymadım.Bunun anne ve babamın duaları sayesinde olduğunu öyle derinden hissettim ki, anlatılmaz.
Bunun yanında ev işi mi yapamıyorum, yardımcı alırım gelir yapar, yemek mi yapamıyorum söylerim getirirler şeklinde düşünme lükssüm oldu.Eşim ve ben bu konuları hiç dert etmedik.Rahat rahat kızımızın keyfini çıkardık, sağlıklı sıhhatli olduğu için bol bol şükrettik.ilk 3 ay bir heyecan bir telaş geçti gitti.
İşte bu 39+2 haftalık 3160 gr doğan kızımın doğum hikayesi. öyle saf öyle temiz…
Bizi en mutlu günümüzde yalnız bırakmayan aileme burdan tekrar teşekkur ediyorum.Özellikle bütün videolarda parmağı olan kız kardeşim Fatmaya, her zaman olduğu gibi bütün koşuşturmacaları üstlenip kocamı rahatlatan kız kardeşim Öznura, 2 gün boyunca başımızdan ayrılmayan acemi anne baba olarak bize bol bol bilgi veren, erkek kardeşimin çocuk doktoru eşi İlknura, kızımı kucağına alır almaz mutluluktan ağlayıp bizide ağlatan anneme, onsuz nefes bile alamayacağım eşime ayrıca teşekkür ederim.
Şimdi sıra video ve fotolarda