13 Aylık Olduk
Ben de çok tepeden tepeden fotolar çekmişim yahuuu.Selvi boylu kızımın boyu farkedilmiyor
)))
Ben de çok tepeden tepeden fotolar çekmişim yahuuu.Selvi boylu kızımın boyu farkedilmiyor
)))
Yine ateşlendik.En son ve ilk kez 21 kasımda ateşlenmiştik.Tekrarı 23 Aralığa yani dün akşama denk geldi.Neden tekrar ettiğini düşündüğümü sorarsanız, bizde çekinik olan FMF in çocuklarımızda baskın duruma gelmesi.Allah beterinden saklasın ama kötü bir hastalık FMF.FMF kaygısı taşıyoruz açıkcası.Bu kaygıdan kurtulmanın tek yolu gen analizi yaptırmak.Birçok hastalıkla karışma olasılığı olduğu için bir an önce birşeyler yapmak lazım.
Anne çok yorgun ve uykusuz.Ne zormuş bu durumda işe gelmek
Neyse diyelim yine
Neyse…
Son birkaç gündür yürüyoruz.Yeni başladık ama ilerleteceğe benziyoruz.3-4 adım atıyoruz sonra duruyoruz ve yola yaa emekleyerek ya da tutunarak gidiyoruz.Biraz korku var sanırım.Biraz daa yürüme olayına alışmak lazım tabikii.Garip geliyor sanki kızıma.Yürürken şöyle durup ben ne yapıyorum der gibi bir hal takınıyor.Bebek psikolojisi işte
))
Bu arada son hızla diş çıkarıyoruz.2. azımızıda cumartesi farkettik.Son bir haftadır öyle iştahsızdı ki azımız geliyorum diyordu aslında.Annenin işe başlama haftasına rastlaması olayı biraz daha zorlaştırdı herkes için.
Daha önceden başka başka yerlere birşeyler yazıp durmuşum.Ne gariptir ki daha samimi daha derin yazmışım.Daha kendim olmuşum.Okurken o halimi özlediğimi farkettim.Koca 1 yılı bırakıp işe başladım.Daha relax, daha cool olsaydım herşey daha mı iyi olurdu? Kızımda daha rahat bir bebek mi olurdu? Ben kendime daha çok vakit ayırsaydım şartları zorlasaydım daha planlı iradeli olsaydım!!!! Sanırım bu cümle böyle uzayıp gidecek ama geçen zamanı geri getirmenin imkanı yok elbette. Ne dersem diyeyim tek başına bebek bakmak çok zor ve 1 yılın sonunda insanın kendini benim gibi dağıtmış olarak bulma olasılığı da oldukça yüksek.
Neyse şöyle en azından yollarda okumak için yanımda kitap bulundurmalıyım.Böylesi evde okumaktan daha kolay.Kapanı okumak istiyorum.Ölüm üzerine adı sanı duyulmamış bir yazarın güzel bir kitabı oldugu söyleniyor ama tabikii okumadan pek birşey demek zor.Elif Şafak’ın Aşk’ınıda bitirmem gerekiyor.Çok az kalsada bende hayal kırıklığı yaratan bir kitap oldu.Ellaya kendimi yakın hissedemedim ve kitapta madde madde olarak yer verilen kavramların çoğunu daha derin kalemlerin yazdığı eserlerden okumuştum.Ayrıca tebrizli şemsin ölümü üzerinede birşeyler okumuş olunca yazarımızın kurgusundan pek hoşlanmadım ve hazır şablon kullanılarak yazılmış bir kitaptan öteye gidemedi benim için Aşk.
Bir ara Cemil Meriç okumalıyım.Bütün kitaplarını… Şöyle 1-2 gün ayırıp en azında altını çizdiğim
yerleri gözden geçirmek bile beni alıp götürmeye yetecek biliyorum.Öyle özledim ki ifadelerdeki keskinliği, anlatılışlardaki yoğunluğu kültür yoğunluğunu, edebiyatı, kendinden eminliği herşeyini özledim.
Sonra şiir okumayı özledim.Hani o sevdiğimiz şiirlerin çıktısını çantamızda defter aralarında saklarız, mısralarını ağzımızda geveler dururuz yaaa işte ben bu gençlik halet-i ruhiyesini de özledim.Hem de çok.
Anlaşılan çok bunalmışım!!!!
Dün sevgili kocamla konuşup alışveriş için eve yakın bir markette buluştuk.Alışverişimizi yaptık.Yanımda kızımın Baran Abiside vardı.Hava oldukça soğuktu, marketin içide soğuk olunca alışverişi hızlıca yapıp çıktık.Önce elimde bulunan küçük poşetleri ön koltuğa bıraktım.Bu arada eşim bagaja diğer poşetleri koydu ve şöför koltuğuna yerleşti.Baran market arabasını bırakmaya gitti, ben o gelene kadar dışarda bekledim ki Baranı arabanın yol tarafına bakan tarafından güvenli bir şekil bindirmek istedim.Arabanın sağ tarafında kızımın oto koltuğu olduğundan arkaya soldan binmek zorunda kalıyoruz. Neyse dediğim gibi hava çok soğuk ve yağmur atıştırıyor, hızlı bir şekilde nerdeyse iterekten Baranı arka koltuğa oturtup, ön koltuğa oturmak için arabanın arkasından dolanıyordum ki kocacığım gaza basıp gitti.Oracıkta öylece kala kaldım. Önceleri her zaman yaptığı gibi şaka yapıyor 1-2 metre sonra durup beni bekleyecek diye düşündüm ama o hızlı bir şekilde gözden kayboldu.O derece sinirlendim ki nerdeyse ağladım.Eve epey bir yol vardı ve yaptığı tam bir eşek şakasıydı.Eve gitmemeyi ona beni bırakıp gitmenin ne demek olduğunu göstermeyi bile düşündüm ama evde kızım beni bekliyordu.O sinirle hızlıca eve doğru yürümeye başladım.Yolu yarılamışken telefonum çaldı meğer eşim benim Baranla birlikte arkaya bindiğimi düşünüyormuş.Baran ona benim arabada olmadığımı “geri dönecek miyiz G. abi?” diye anlatmaya çalışmış ama anlamamış tabikii.Hatta “niye dönelim yaaa bu çocuk yolu unuttu mu” diye söyleniyormuş.Derken benimle konuşmaya çalışmış ama benden karşılık gelmeyince benim olmadığımı anlamış.Sonradan çok güldük haliyle.Hala yazarken gülüyorum.
Neyse…
İşte 3. günümüz. Anneannemize göre kızımın yemesi bugün daha iyiymiş.İştah için balık yağı başladık.İş yerinde bir arkadaş önermişti.Hatta ısrar etmişti.Çocuk doktoru yengemize sorduktan sonra hemen başladık.İnşallah faydasını görürüz.
Nasıl olacak, neler hissedeceğiz felan derken anne işe başladı.Ayakları gidip gidip gelsede, son gece içinde vicdan azabı, suçluluk benzeri duygular kabarıp gelsede sabah işe başladı.
Anneanne gün boyunca sık sık arandı ama kızım maalesef çok az yemek yemiş.Buda canımın sıkılması için fazlasıyla yetti.Bakalım zaman ne gösterecek.İştahsızlığımıza bir türlü çözüm bulamadık.Doktorumuzun önerdiği mamayıda yediremiyoruz.Çok canım sıkılsada şükür, Allah beterinden saklasın diyorum.
Anneannemiz nihayet eldi ama aklı kuzen zeynepte kaldı.İnşallah kuzenimize babaannesi iyi bakar.İlk etapta iyi bir izlenip bırakmamış ama bakalım.Çok sinir oluyorum.Kızının 2 çocuğuna bakıp büyüttü zeynebe gelince…neyse gerçekten evlatları arasında dengeyi bulamayan insanlara çok kızıyorum.Denge kuramayacaksanız tek çocuk yapın onun için çırpının durun.Birde kızdığım nokta kızı bakıcı bulabilecekken ki evi işyerine çok yakınmış lojmanda kalıyormuş yani ve perdeleri açınca evin içi görülebiliyormuş o derece yakın yani ama sırf bakıcıya para vermemek için kocası çocugu işyerine götürüp getirip orda bakacakmış öyle idare edeceklermiş.Oysa başta bakıcı buluruz demişlerdi.İnsanları anlamak çok zor.Bakıcıya para verme ama 2 ev birden al taksit öde 2-3 şehirde toplamda 5 evin birden olsun.Sonra çocuk orda perişan olacak diye konuşta konuş.Birde ilknur bakıcı bulabilirdi de.Anlayan var mı bu işi?
Kızım pazartesi gecesi 2 saatte bir uyanıp ağladı.Genelde böyle ağlamaların sabahında yeni dişimizi patlamış buluyordum ama bu kadar sık uyanma ve ağlama olmamıştı.Eşim biraz endişelendi hasta felan mı diye.Bense genelde böyle ağlamalarının sonunda diş patlıyor ama azılar için çok erken demiştim ki bu akşam aklıma geldi şöyle elimle yokladım ve kızımın üst azısı patlamış.
İnşallah geçirdiğimiz ateş nöbetlerinin sebebi de bu azılardır diye dua ediyorum.Yoksa FMF den şüpheleneceğiz ve bu ateş nöbetleri tekrar ederse gen analizi yaptıracağız.
![]() |
|---|
|
![]() |
|
Can, mal ve evlat hepsi bize emanet diyerek yazıyorum ilk cümlemi.Sonraki cümlelerimde kızımı çok sahiplenmiş gibi olsamda bize ait hiçbirşey yok aslında.Hepsi Allah’ın bize verdiği emanetlerden ibaret sadece.
İşe başlamama az kaldı.14 aralıkta işte olmam gerekiyor.Bu hafta sonu annem kardeşimden bize taşınacak.İçim annem yönünden rahat.Tabikii önce Allaha emanet kızım.O büyürken garip bir his yumağına dönmüş durumdayım.Sıradan şeyler çok anlamlı oluyor kızım yapınca.Artık herşeyi anlıyor.Yaptığı yaramazlıların farkında.Bugün legonun küçük bir parçasını ağzına götürürken bana attığı bakışı yakaladım.”Aman annem görmesin!” bakışıydı tam olarak.Legoları ilk çıkardığımda etrafa fazla dağıldılar diye şeffaf torbasına toplayıp koymuştum.Sonrasında oynandıktan sonra legolar kızım tarafından toplanıp hep o torbaya konuluyor.Bu kadar sıradan gibi görünen şeyler gözlerimi yaşartıyor işte.Bunlarda geçer di mi?Bunlar da unutulur.Neyi unutmuyoruz ki?İkinci kez anne olunduğunda da bütün bunlar aynı yoğunlukta mı hissedilir acaba?İkinci kez anne olmak nasıl bir duygudur? Gerçekten çok merak ediyorum.İkinci kez anne olmayı merak etsemde 2. çocuk değilde kızıma kardeş konusu daha çok düşündürüyor.İyi bir kardeş, can yoldaşı, en yakın arkadaş…Ya tam tersi olursa? Neyse…
12. ay aşılarımızı olduk.3. gün ateş yapabilir denildi.Domuz gribi aşısı konusunda biz olalım ona yaptırmayalım diyoruz.Daha doğrusu karar veremedik.Belki yaptırırız.Kıyamıyorum.Grip aşısı olunca ben 3 gün sanki grip olmuşum gibi hasta olmuştum.
Zaman geçiyor öyle ya da böyle.Bazen çok hızlı bazen çok yavaş, ağırdan ağırdan…
İşe başlamadan önce kilolardan kurtulmak istiyordum ama olmadı.Kurban bayramında 1,5 kilo almışım.Ne güzel 60 olmuştum.İşe başladıktan sonra yemeyi içmeyi azaltıp yürüyüş gibi aktiviteler yapmam lazım.Kafamda kararlar alıp duruyorum.Bakalım ne olacak durumlar.
Kuzuşun anlaması çok arttı.Özellikle aç, kapat, at, al, ver, koy gibi komutları çok iyi anlıyor.Oyucağını atıp attı diyor.Televizyon kumandasını karıştırım görüntü gidince gitti diyor.Işığı kapatınca gitti diyor.Sık sık dede gitti diyor.Baba geldi kızım diyorum deldi diyor.Bir kelimeyi sık sık yakınında tekrar edersem özellikle kucağımdayken O’da tekrar edip, çok kolay söylüyor.Arada benim ona eğlence olsun diye söylediğim kelimeleri söylüyor durduk yere.Konuşmada zordan başladık belki kolay konuşur.
Yürümeye çok hevesli olsakta yürüyeceği zamanı kestiremiyorum.Biraz geç yürüse keşke dediğim de olmuyor değil.Çok hareketli ve biraz bilinçlensin istiyorum.
Bizde durumlar bunlar.
|
![]() |
Mutfakta bulaşıklar ben bekliyor ama bunu yazmadan edemeyeceğim.Lütfen bu yazı‘yı okuyun çok etkileyici.
Bizim, özellikle eşimin ailesi tarafından gelen tacizlerden neler çektiğimizi az çok bizi tanıyanlar bilir.Eşim özellikle bu konuya vurgu yaparak benimde ilerde böyle acımasız bir anne olma konusunda potansiyelimin olduğunu söyler durur.Ben sadece dinlerim.Diyecek bir kelime çoğu kere bulamam.Olabilir mi? Benim çektiklerimi kızıma çektirir miyim? Bu dünyada olmaz diye birşey yoktur çoğu kişi bunu çok iyi bilir.Bu yüzden hep içimde bir korku, bir kaygı vardır.Bu korkunun kaynağı şu mudur bu mudur bilmem ama benim en çok korktuğum şey kızımla birbirimize yabancılaşmaktır.İçime kalbinin taaa köşesine koyacak kadar kendimi ona yakın hissederken böyle kaygılar taşıyorum.Nedeni de çok açık.Ben aile olmak istiyorum.Zihnen kalben öyle uzaklaşmaya, yabancılaşmaya dayanamam.Arada mesafe olabilir ama başka türlü bir mesafe beni çok yaralar.Bunun olmaması için varsa değişecek bir taraf kökten değişmeli, geç kalınmamalı, kalmamalıyım.Evlat çok kıymetli, çok farklı…Bu duyguları unutmamalı hiçbir zaman.Çünkü unutuluyor, unutanlar var.
İlk doğum günümüzde bizi yalnız bırakmayan herkese tekrardan burdan teşekkür ediyoruz.Daha nice doğum günleri kutlarız inşallah.
Kızımın çok neşesi yoktu maalesef.Ya kollarımda ya da odasında ayaklarımda sallandı durdu tüm akşam.