<BGSOUND src=\"adres\" loop=infinite> Archives: 2011 March | Aslı Elif Malcı

Archive for March, 2011

Zor bir hafta

Kuzumu bugun anneanneye ve babaya bırakıp arkadaşlarla buluştum.Çok ağlamış.Yarın o uyanmadan evden çıkmış olacağım ve beni bulamayınca nasıl sakinleşecek bilemiyorum.Bir hafta böyle geçecek.Canım yavrum benim.

Yazılacak gerçekten çok şey var.Ancak yazmak için çok erken, birşey desem büyüsü bozulacak.Hayatımın böyle bir dönemi de olacakmış demek ki diyorum.Belirsizlik çoğu zaman bütün enerjisimi tüketse de tevekkül ve teslimiyetin insana verdiği lezzeti yaşayabilmek bu durumda tek anlamlı şey gibi hissediyorum ucundan kıyısından.Özellikle şu sıralar hiçbirşeyin felsefesine inecek dinginlikte hissedemiyor olsamda özellikle birşeyler üzerine fikir beyan ederken beynimin birşeyleri analiz etme üzerine yoğunlaştığını farkediyorum.Böyle hissetmek hoşuma gidiyor.Bir an için çok anlamlı gelen bu his bir süre sonra sıradanlaşacak ve hep taze birşeyler arıyacak ruhum :P

Arkadaş ortamı, hoş sohbetler ve gülen yüzler.Ben çok seviyorum böyle fotoları.Güzel zamanlara ait güzel hatıralar oluyor bunlar.

Ferdacım saolsun herkesin ayrı ayrı fotosunu çekmiş :)

March 28, 2011 Post Under Öylesine - Read More

Bir varız bir yokuz buralardayız.

Ahh blog çok sıkıntılıyım.İçimi öyle bir dökesim var.Seni de çok ihmal ettim.Son 2 haftadır çok hastaydım.Özellikle sana gelince çok hastaydım.Yoksa alıp antibiotiği alıp ateş düşürücüyü, ağrı kesiciyi gitmem gereken yerlere gittim yapmam gerekenleri yaptım bile.Ama zorlandım son 5-6 yıldır bu derece hastalanmamıştım.Alışmışım rahata hastalık zor geldi,kuzuyla birlikte hastaneye gitmek zor geldi.Titreye titreye girdiğim hastanede dışarda bekleyen kuzumu düşünerek ne serum taktırdım ne de akciğer filmi çekmelerine izin verdim.Anneler hasta olmasın.Çok şükür 2 kutu antibiyotik ve kocamın uyguladığı terletme yöntemleriyle ayağa kalktım.Neyse aslında en büyük sıkıntı işle ilgili olan ve benim kafamı çok meşgul ediyor.

Bunların dışında annem çok daha iyi.Bu hafta köye bile gitmiş.Rabbime binlerce şükürler olsun.

Tam hastalık haftası İstanbuldan İlknur Teyzemiz gelecekti.Onunla da çok ilgilenemedim.Evimize geldi misafir oldu.Kuzuma aldığı hediyeleri verdi.Kesesine bereket, ayaklarına sağlık.İnşaallah nisan sonu bizde iade-i ziyaret yapacağız.

Kız güzel teyze ondan güzel.Bakan gözde güzel :P

Cuma günü İlknur teyzemizi misafir ettik.Cumartesi biz gittik misafirliğe.

İlknurcum senin için bu kadar süslenemedim :P .Kusura bakma ama o gün çok daha rahatsızdım.Telafi edeceğimdir.

Pazar akşama ise Baran abimizin doğum gününe gittik.Çok güzel bir akşamdı.

Canım kardeşim bütün çocuklarla ayrı ayrı ilgilendi.Hepsini öptü kokladı.

Eniştemiz bol bol resim çekti.Bizim nikahımızda çektiği fotolar günün en güzel fotoları.Fotograf konuısunda ondan ders almak lazım aslında.

Eeee ben de onları çektim.

March 25, 2011 Post Under kuzu - Read More

Son günler

Akşam birden gözümün önüne 2. dünya savaşı sırasındaki nazi almanyası geldi.Çok alakasız bir durumdayken  canlanıverdi.Tuhaf oldum.Oysa kuzuyla bir taraftan oynamaya diğer taraftan ise eline yesin diye birşeyler verme çabasındaydım.Kalori açısından hiçbirşey yemeyen kızıma şunu getir bunu götür derken, bir sığınakta olduğumuzu yiyecek birşeylerin olmadığını düşündüm.Birşeyler yemiyor diye üzülürken yaa böyle olsaydı tepesinde savaş uçaklarının geçtiği bir sığınakta olsaydık dedim.Bu çocuk beni gereğinden fazla duygusallaştırdı.Şöyle rahat bir çocuk olsaydı verdiğini yeseydi sonuçta benim kafam rahat edecekti.Rahat olmayan anne böyle senaryoları canlandırıyor zihninde.Aslında ben bu türden abartı duyguları hep bir şekilde savardım ama sanırım iyice yoruldum ya da anneliğin doğasında olan savunma, sahiplenme güdüsü hep böyle en kötüsünü düşünmeye sevkediyor .Bu ruh halinden karlı çıkmanın tek yolu şükre kapı açmak, şükreden kul olmak.

Ankarada kar vardı.Ben liseden beri böylesini görmemiştim.Rahmet derim hep.Hava ilk 2 gün çok soğuktu.Son gün bizim kız hasta oldu, ateşlendi.Haftasonu kuzenimiz gelmişti o biraz rahatsızdı.Ondan birşeyler geçti sanırım.Kuzenimiz kreşe başladığından beri neydeyse sürekli hasta, salya sümük , boğazlar şiş geziyor.Neyseki cok uzun sürmedi.Evden pek çıkasım gelmedi bu karda.Biraz tedirgin etti.Yoların  kötü olması, kaza haberlerini duymak… Yüreğim hop oturdu hop kalktı.

Mutfak artıklarını ayrıca ayırıp boş bir yerlere atmaya çalışıyorum.Aslında geri dönüşüm içinde birşeyler ayırmaya çalışırdım.Elimde poşet poşet artıkla iş yerindeki geri dönüşüm kutusuna birşeyler götürmüşlüğüm çoktur.Neyse son bir haftadır hava soğuk nasılsa bozulmaz diye balkonda tuttuğum yiyecek poşetini kuşlar keşfetmişti.Kar bastırınca birşeyler bulma ümidiyle  bizim balkona sık uğrar olmuşlardı.İnsanın yüreği burkuluyor.Benim tıfıl gibi küçücük küçücük serçeler.Sonra başı boş gezen köpekler belli ki aç hayvanlar.Hiç yapmadığım birşey yapıp mutfak balkonundan akşamdan artan tavuk kemiklerini boş arizeye attım.Gören ne düşünmüştür hiç umurumda değil.İnşallah oralarda dolaşan hayvanlar yemiştir.Benim keyfime kalsa balkonda 3-4 gün bekletirim dedim ve salladım, hiç pişman değilim :P

Pancar salatası yapıyordum.Pancarlar ocakta turuncu olmuşlar.Kabuklarını soymadan koymak lazımmış.Ya da çok küçük almak.Pancar ne kadar büyük olursa içinin rengi o derece az oluyor.Yemek konusunda iyice ustalaştım.Kendim yapıp kendim yemesem çok daha anlamlı olacak bu yemek yapma işi ama ne kocada iştah var ne kızda.Neyse pancarları bol narekşisiyle kurtarabilirim.Bu da bir tecrübe oldu işte.

Ev çok dağılıyor.Sabah oturma odasına bakınca ben bu odayı daha dün akşam temizlememişmiydim dedim kendi kendime.Baba kız ne hale getirmişler.Bizim kız  şekilli delgeçlere sardırdı.Babası da bunun üzerine gidip 3-4 tane daha almış gelmiş.”Kelebek, çiçek” deyişine kurban ama ev kağıttan geçilmiyor.Ayrıca etrafa saçılan legoların yaptığı kalabalıktan nerdeyse basacak yer kalmamış durumda.Koca eve sığamadık :P

Kardan bir gün önce hava güzel diye ODTÜ ye gittik.Uzun süredir gitmiyorduk.Biraz hava aldık.Elif etrafta dolaştı ancak gelecek soğuk kendini biraz hissettiriyordu fazla kalamadan ayrıldık.

Gel bahar gel gel  biz seni çok özledik, evlerde çok sıkıldık desek daha çabuk gelir mi acaba ?

Bloggerdaki yasak hala devam etmekte.Ben bloglara giremiyorum.Google reader üzerinden okuyabilmeme rağmen yorum yaptırmıyor.Benim listemdeki arkadaşları view all  kısmını tıklayarak okuyabilirsiniz.Listeme girip eli boş dönen arkadaşlara söylemiş olayım.Artık burdan bir teşekkur ederler :P :P

March 11, 2011 Post Under kuzu - Read More

3 sene olmuş

Ne zaman bitecek bu haftaları, ayları, yılları saymak.Kızım tam 3 yıldır benimle beraber.Trasferimizin üzerinden tam 3 yıl geçmiş.O günlerden aklımda kalan hep karmakarışık duyguların zihnimde bir duman gibi dolaşıp beni biçare bıraktığıdır.

O yerlerde olmak, o masada yatmak, benim gibi oraya gelmiş o insanların yüzlerine bakmak,
bazen konuşmak , bazen dinlemek de varmış yaşanacaklar arasında.Benim burda ne işim var deyip gerçekten isteyip istemediği sorgulamak ve karşılığında bir cevap bulamamak…O derece zihnin bulanıklaşması durumu, kaçıp gitme hissi…Vakit kaybedilmemeliymiş, bir an önce başlanılmalıymış, hep mışlı cümleler, şaşkınlık ve girilen bir yolun sonunda sabahın erken saatlerinde bir bekleyiş ve geçen 3 yıl.

Aslında o gün hiçbirşey beklediğim gibi başlamamıştı.Ondan önceki 3 gün çok yorulmuştum ve sabah duş yapıp hastaneye yetişelim derken içmem gereken suyu biraz salladım.Ancak arabada eşime su içmem gerekiyor ama nasıl olsa orda bekleyeceğiz o esnada içerim diyerek hastaneye varmıştık.Ancak biraz oraya gider gitmez doktorun ameliyata gitmesi gerekiyor deyip işleme alacaklarını söylediler.Eşim su içemediğim için çok sinirlendi.Herşeyi salladığımı, hiçbir şeyi ciddiye almadığımı benim yüzümden onca emeğin boşa gideceğini söylüyordu.Çok sinirlendi yine stresle başetmeyi başaramayıp kendini kaybetti.Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.Düşünemiyordum, ne hissettiğimi değerlendiremiyordum, içimde sadece boşluk vardı.Birden  akşam telefon edip, destek olan Saile Ablamın bol bol besmele çek kızım dediği aklıma geldi ve besmele çekmeye başladım.Kocamla uğraşmak yerine Allahım hayırlı olacaksa olsun olmayacaksa istemiyorum diyebildim.Aslında suç bendeydi.

Embriyo uzmanlarından biri geldi ve Doç. Dr. Lale Hanımın bizimle çok görüşmek istemesine rağmen bir konferansa katılması gerektiğini, transfer yapılacak 2 embriyoyu  seçip gittiğini söyledi.Sebepler perdesi arkasında iş yapan Rabbime şükürler olsun.

Artık ben yalnızdım, bütün süreç boyunca benimle ilgilenen ebru hemşire geldi ve beni hazırladı.Ultrasonla herşeyin net gözüktüğünü su içip sıkışık olmanın sadece ultrason görüntüsü için gerekli olduğunu söyledi.O an keşke eşim bunları duysa diye geçirdim içimden.Çok gergindim, doktorumuz beni konuşturmaya çalıştı,  embriyolarımızın çok kaliteli olduğunu söylüyordu ama ben birşey diyemiyordum, konuşmaya çalışsam ağlayacaktım.En son ben girdim ve işlemi bitenlerin yanına hemen eşlerini çağırıyorlardı.Çok hızlı olması gereken bir işlemdi ve çok çabuk çıkmışlardı.Ancak ben ordan bir türlü çıkamadım.Embriyorlar 2 defa geldi gitti ve bir türlü transfer olamadı.Artık doktor işlemi bıraktı beni rahatlatmaya çalıştı ve ben yarım saat sonra çıkabildim.Dışarda bekleyen eşim iyice dellenmişti.Ne olduğunu sordu, transferin zor olduğunu söyledim ve yine beni suçlamaya devam etti.Artık dayanamadım ağlamaya başladım.Sonra kalan embriyoları dondurma konusunda konuşmak için yanımıza embriyo uzmanı geldi.Eşim hemen su içmediği için mi zor oldu diye sordu.O da hayır bazen böyle olabiliyor o konuda bir sorunu yoktu, doktor bazen zorlanabiliyor diyerek ayrıntılı bilgi verdi.Yani o kadını Allah gönderdi diyorum hep.Eğer o bu açıklamaları yapmamış olsaydı eşim hep beni suçlayacaktı.Sonra kötü hissetti kendini, özür diledi.Düğün günümüzdeki gibi beni yine ağlattın dedim.Demek ki sonunda yine mutlu olacağız dedi kahkaha atarak.Rahatlamıştı, biliyordum ki çok önemsiyordu ve bütün stresi ondandı.

Ve  ben aradan 3 yıl geçmesine rağmen o gune ait ne tranfer edilen embriyolarımızın bir fotosunun ne de bizim bir fotomuzun olmadığına yanıyorum hala :) Delimiyim neyim :P

 3 yıl önce bu cimcimeyi alıp gelmişiz biz  yaaa :)

Bu yazının çoğu bölümünü 2,5 yıl önce yazmıştım.Tamamlamak bu güne kısmetmiş.

March 6, 2011 Post Under kuzu - Read More

Tıfıl

Tıfılım yat deyince yatmaz, kalk deyince kalmaz.Yatakta kırk takla atar :)

March 4, 2011 Post Under kuzu - Read More