<BGSOUND src=\"adres\" loop=infinite> Archives: 2011 April | Aslı Elif Malcı

Archive for April, 2011

Tehlike çanları

İlaçları koyduğumuz dolabı açtırıp “anne pembe ilaç ver ” deyince Allah dedim.Hedef belli ancak hedefe ulaşmak için sinsi planlar yapılma aşamasına gelinmemiş.İlaçlar ordan alınıp çok daha yüksek yerlere konulmalı.Tam ilaç manyağı her türlü ilacı içebilir.Canım kuzum yemekleri de ilaç niyetine götürüversen olmaz mı?

Dün akşam bir süslendik sormayın.Hepi topu 1. kattaki can abimize gittik.Kızımın cabiisine yani.Annesi ona yeni kırmızı ayakkabı aldı.Küçük gelen kırmızı ayakkabılarını giymeye çalışıyordu.İş yerine uğramak için çıkıp bir dolu alışveriş yapıp geldim.Sonra evdeki kıyafetleri giyip çıktık görücüye.

Bugün ise hepatit A aşısı için doktora gittik.Ordan dişçiye gidip dişlerine baktırdık, temizlettik.Dönüşte çok uykusu geldi arabada biraz kestirdi.Evde uymam diye tutturdu.Bir taraftan uyku bastırıyor diğer taraftan bu uyumam diyor fena uğraştırdı.

April 27, 2011 Post Under Öylesine - Read More

Beklenti

Nurturiadan hamile arkadaşların ya da lohusaların beklentilerini okuyunca içim bir acayip oluyor.Hiçbir beklentiye girmemiş hissediyorum kendimi.Yani kocamın alt değiştirmesini, sütü ısıtmasını, ütü yapmasını beklemediğim gibi aklımın ucundan bile geçmemiş.Hatta şimdi bile geriye dönük bakınca ne alt değiştirmesi yavv diyorum.Ne eşimi ne kendimi sorguluyorum.Eee ama beklentisiz insan olur mu? Olmaz!!! Birşeyler beklemişim ve bu beklentim karşılanmış ki hiç bu konu üzerine düşünmemişim.

Aslında çok hatırlamıyorum, düşünmemişim.Eşimden her zamanki beklentilerin dışında pek birşey beklediğimi sanmıyorum.İlgi, alaka, sabır, çok çok şefkat, bol bol anlayış beklemişimdir. O dönemde kafam çok dumanlıydı.Emzirme sorunu çok yaşadım.Canım çok yandı.Kızımı emzirdikçe kuş gibi hafifledim, emmedikçe dünya başıma yıkıldı sanki.Yalnızlık hissi çok ağırdı hani acizlikten, zayıflıktan kaynaklı bir yalnızlık.Çok küçük nasıl büyüteceğim diye bakıp bakıp ağladığım anlar çok net aklımda.Merhamet, küçük ve muhtaç bir canlıya karşı o derece bir merhamet gerçekten ağır bir yük.

Şimdi eşimin sık sık kızımın yüzüne bakıp en güzel duaları okuyup üflediği anlar ve benim onları seyrederken hissettiklerim en sevimli haliyle hafızamda yer etmiş.Günler genelde güzel geçmiş, mutlu olmuşum.Özlüyorum o günleri.

İnşallah herkesin hamileliği ve lohusalığı çok rahat ve huzurlu geçer.Çok abartmamak lazım herşeyin başı sağlık.Dirayetli ve huzurlu olmaya çalışmak lazım.Zaman öyle bir geçip gidiyor ki geride o günlerin tadını çıkaramamışlık kalıyor. Dua etmeli bol bol, güzel şeyler için el açmalı ve şükretmeli hakkıyla…

April 19, 2011 Post Under kuzu - Read More

Çöp

Haftasonu mothercare indiriminden bu şapkayı aldım sırf şapka delisi diye.Hemen aldı taktı kafasına.Babası sonra etiketlerini söktü yoksa öyle dolanıyordu ortalarda.Tam bir çocuk delisi nerde çocuk var onların peşine takıldı onlarla koştu durdu.Kreş olayında zorlanmayacak gibi.Bakalım havalar ısınır ısınmaz kreş yollarına düşeceğiz ana-kız.

Hep yemek konusnda zorlamayın denildi.Ancak ben bunu hiç beceremedim.Sürekli elimde birşeyler, onun peşinde yesin diye koşturdum.Çocuk artık benim elimde birşey gördüğü zaman “olmaz, çekil, git” deyip üstüne birde kapıyı gösteriyor :(
Abartmıyorum aynen böyle yapıyor.

Konuşması çok arttı.Konuşmadan ziyade kavraması, ilişki kurması, mantık yürütmesi arttı.
Mesela biraz önce kapı zilini duyar duymaz aramızda şöyle bir konuşma geçti :

-anne baba geldi!!
-hayır anneciğim baba değildir o.
-peki kimdir elifcim?
-çöp

Eee baba değilse her akşam kapımızı kim çalıyorsa o gelmiştir.

Sonra ucu köreldiği için yazmayan kurşun kalem için “anne kalemin pili bitmiş” gibi bir cümle duyabiliyorum.

Evde bile şapkayla geziyorum.Yakıştığını biliyorum.Gidip aynada uzun uzun bakıyorum kendime :)

April 18, 2011 Post Under kuzu - Read More

Neler oluyor

Off Allahım yaa kafam biraz boşa çıksa blog aklıma geliyor, elif güzel bir hareket yapsa yine blog aklıma geliyor.Kafamda onlarca cümle var.Ancak burayı açınca kendimi çok kasılmış buluyorum.İstediğim rahatlıkta olamıyorum.Nedeni belli, artık bilmeyen kalmadı.Neyse…Güncellemek lazım ya da bu işten vazgeçmek.Başka türlü kafa sürekli meşgul olacak.

Neler oluyor? Genelde yalpalıyorum.Herkesin derdi kendine büyüktür, işte budur yalpalama nedenim.Kendi kendime aldığım sürekli şükür halinde olma olayı genelde sözde kalıyor.Yeme sorunu…Dün mesela öyle bunaldım ki.Yaşıtlarının yediğinin onda birini yiyen bir çocuk ister istemez üzüyor.Abartıyor olabilirim ancak bu, kendimi daha bir bunaltığım sonucunu değiştirmiyor.

Biraz birşeyler yediği zaman çok mutlu oluyorum, yemediği zaman ise çok yorgun ve tükenmiş.İş yormuyor beni.Gözümü korkutmuyor.Aksine dinlendiriyor.Dün buzdolabına süt dökülmüş.Dolap batmış.Şöyle bir baktım ve temizleme işini kahvaltıdan sonraya bıraktım.Dolabı temizledim sonra geçip şöyle bir baktım iyiki dökülmüş süt, şimdi daha bir temiz oldu dedim.

İş yaparken içimdeki seslerin hepsine söz hakkı veririm.Konuşurlar, rahatlarlar.Ben hep dinlerim, hiç konuşmam.Onlar konuşurken anlamaya çalışırım.Sonra arkalarından atar tutarım.Abartı derim genelde.Bazen diyemem, bir kere demediysen sonra hiç diyemem, haklıyı haksız yapamam.Mantığım hızlı çalışır çok şükür.Allah kimseyi akıldan noksan bırakmasın.Başkalarının aklıyla yaşayanlar da benden uzak dursun.

Okunacak onca kitabım ve notlarım yığıldı beni beklerler.

Sahi ne olacak bu mahidevran sultanın durumu? Tarih der ki sülüman hürremin oldu mahidevran avcunu yaladı durdu.

En son sülümanla halvete giren mahidevranın mutluluğunu düşünüyorum.Gerçekte böyle bir sahne olmuş mu bilmiyorum ama birşeyler için umutlanan bir insanın umudunun boşa çıkacağını bilmek kötü bir tat bırakıyor insanın zihninde.Kendi geçmişimde birçok konuda böyle küçük şeylerden büyük umutlar kapmışlığım vardır.Onları anımsadım.Sanırım hep birşeyleri istediğimiz zaman yani bu derece umutlandığımız zaman olacağına öyle inanmışım ki bu açıdan üzüldüm ve değinmem bu noktadan dolayıdır.Yoksa öyle bir ortamda halis bir aşk yaşamak mümkün değil, hepsinin derdi hükümdara yakın olup daha güçlü olmak ve kendilerini güvende hissetmek.

Neyse kısa kesip biraz eliften bahsedelim.
Elif hep yeni şeyler derdinde.Yeni şeylerle oynayacak, yeni yerler görecek, yeni insanlar tanıyacak.Herşeye açık hemen kapıyor.İyi bir kreş bulmak lazım.Dua lazım çok dua.

Gece kara kuzu Baranımı ne kadar sevdiğimi düşündüm sonra onun için ne kadar az dua ettiğimi farkettim.Üzüldüm, duasız geçen her an çok büyük kayıp sevdiklerimiz için.Onları duasız bırakmak kurda kuşa bırakmak demek bu devirde.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun.Amin.

Bu oyuncaklar çok basit kalıyor benim kız için.Bunları topladık kaldırdık.Yerine yap boz şeklinde ahşapları koyduk.Şimdilik 18 parçayla başladık.Ben resimle ilişki kursun istiyorum öyle anlatmaya çalışıyorum.Bak bu eşek, eşeğin yanında keçi felan ama o birden resmi ezberleyip ezberden gidiyor.Ezber ilişki kurmaktan daha kolay geliyor.

April 5, 2011 Post Under kuzu - Read More