<BGSOUND src=\"adres\" loop=infinite> Saat dokuzu beş geçe | Aslı Elif Malcı

Saat dokuzu beş geçe

Burdayız dostlar burdayız.

Lakin bizimle ilgili meseleler pek bir küçük kalıyor son haftalarda olanların yanında.

Yine de hayat devam ediyor, her zaman olduğu gibi.

Bayram tatilini aldığımız izinlerle 9 güne çıkartıp, bayramın 2. günü bir kaçamak yapıp Kozaklı thermallerine gittik.İlk kez termal otelde bir tatil geçirdik.Bir terslik olmadı, gayet eğlenip geldik.Kız yine açlık sınırlarında yaşadı.Ancak havuzun, suyun tadını sonuna kadar çıkardı, öyle ki eve geldiğimizde aklına geldikçe odamıza gidelim diyerek otele dönüp havuza girmek için mızmızlandı.Birkaç güzel foto ekleyebilirim sonra.

Bizim kız bir tuhaf oldu.Sürekli bizi şaşırtıyor.

Otelde babası haberleri izliyor, günlerden 10 Kasım.Günün anlam ve önemi hakkında konuşmalar yapılmaya başlarken bizimkisi başlıyor ” saat dokuzu beş gece, atam dolmabahçede.Gözlerini kapamış.Bütün dünya ağlamış.(Eller gözlerde ağlıyormuş gibi yapıyor)” Şiir bununla bitmiyor devam ediyor: “doktor doktor kalksana.Lambaları yaksana.Atam elden gidiyor çaresine baksana”.Sonra eller böyle başın üstüne çıkıp iniyor ve yine devam ediyor ancak o kısımları çok anlaşılır değil.Ben de o bölümü hatırlayamıyorum.Düşünüyorum, düşünüyorum ve sonunda buluyorum:” uzun uzun kavaklar, dökülüyor yapraklar.Ben atama doymadım, doysun kara topraklar”.Eller uzun uzun kavaklar için kalkmış meğersem 🙂

Ağzımız açık kaldık.Ne zaman öğrenmiş.Kaç kere okunmuş olmalı ki bu şekilde ezberlemiş olsun.Anne baba yine şaşkın.

Dün babasına beni bir ara epey şikayet etmiş.Annemi sevmiyorum, o bana çok kızıyor demiş.Baba bundan çok etkilenmiş.Bana çıkışır gibi oldu.Aslında çok kızmıyorum ama “anne kızıyor” lafınını çok kullanıyorum.Onun yerine jet hızıyla ” anne üzülüyor” deme kararı aldım.

Bundan sonra daha sık yazmaya çalışacağım.

November 14, 2011 Post Under kuzu - Read More

Leave a Reply